Arkadaşına
Gönder |
Yazdır |
DİYET
GÜNLÜĞÜ
Bir kez forma girmeyi aklına koyanlar için kolaylık
sağlayacak bir yol yiyecek ve egzersizin günlüğünü tutmaktır. Kendinize şöyle
güzel ve canınızın yazmak isteyeceği bir defter alırsanız, bu işi zevkle
yapabilirsiniz. Defterinizi aldıktan sonra ilk önce bütün vücut ölçülerinizi
yazın. Karşısına da ulaşmak istediğiniz ölçüleri not edin. Sonra sabah
kalktığınız andan yatana kadar bütün yediklerinizi, ölçüleriyle birlikte bu
deftere yazın. Bunu bir tür kontrol mekanizması olarak düşünebilirsiniz. Ayrıca
yemek yerken moralinizin nasıl olduğunu da not etmenizde yarar var. Gerçekten
aç olduğunuz için mi, stresli olduğunuz için mi yoksa mutlu olduğunuz için mi
yediniz? Yaptığınız egzersizleri ve ne kadar süreyle yaptığınızı da not
alabilirsiniz. Bir saat mi, yarım saat mi yoksa 20 dakika mı egzersiz yaptınız
ve gün içindeki genel moral durumunuz nasıldı? Böylece tuttuğunuz günlük
sayesinde her gün formunuzu korumak için ne yaptığınızı görebilir ve
hedeflediğiniz ölçülere sistemli bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Enerjinizi Doğru Kullanın
Kendiniz zorlamadan da kalorilerinizden kurtulabilirsiniz. Bunu için bazı küçük
ipuçlarını öğrenmeniz yeterli.
Ağırlık çalışın: Kaslar, metabolik olarak yağlardan daha aktiftir. Yarım
kilo kas kütlesi günde 30-50 kaloriye ihtiyaç duyarken yarım kilo yağ kütlesi
sadece iki kalori yakar. Bu yüzden kaslarınızı çalıştırmalısınız.
Egzersiz sürenizi iyi ayarlayın: Yapılan son araştırmalarda haftada üç
kere 40 dakikalık egzersiz yapan bir grubun, hafta da iki kez daha fazla yağ yaktığı
ortaya çıkarılmış.
Kahvaltı şart: Kahvaltıyı atladığınız zaman vücudunuz yarı- ölü
derecesinde açlık durumuna geçer.uyandıktan sonra bir-iki saat içerisinde
karbonhidrat, meyve ve protein içeren 200-300 kalorilik bir kahvaltı yapmak en
iyisidir.
Sigarayı Bıraktığım Zaman Kilo Alır mıyım?
Yapılan çalışmalar sonucu, sigarayı bırakan kadınların %70’nin yaklaşık beş
kilo kadar aldıkları ortaya çıkmış. Bunu sebebiyse, günde bir paket sigara
içenlerin metabolizmalarının yavaşlaması ve 200 kalori daha az yakmalarıdır.
Sigarayı bıraktıktan sonra diyet yapmaya çalıştığınız zaman stresiniz daha da
artabilir. Onun yerine fiziksel aktivitelerinizi arttırmanızı öneriyoruz. 200
kalori veya daha fazlasını yakmanızı sağlayacak bazı sporları yapabilirsiniz;
yarım saat aerobik, yirmi dakika yüzme ya da kırkbeş dakika yürüme gibi.
Beslenin
Genel Sağlık Bülteni’nde yer alan bir habere göre, çok öğüne bölünmüş beslenme
alışkanlığı, kandaki kolesterol seviyesini düşürerek, kalp sağlığını olumlu
yönde etkiliyor. Yeni Zelanda’da dokuzu erkek, onu kadın olmak üzere toplam
ondokuz kişi üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiş. Araştırmaya katılan
denekler, aynı miktar enerji içeren bir diyeti günde üç ya da dokuz öğün
şeklinde uygulamak üzere rastgele gruplandırılmış ve her iki grupta yer alan
kişilerin kolesterol düzeylerinde değişiklikler olduğu gözlenmiş. Sonuçta dokuz
öğüne bölünmüş bir diyet uygulanan gruptaki kişilerin kan kolesterol
seviyelerinde belirgin bir düşüş görülmüş.
Ağrıyan Kaslara Hızlı Çözümler
Isınma: Egzersiz yapmak kasların kısalmasına neden olur.egzersizden önce
ve sonra yaptığınız ısınma hareketleri ise, esnekliği arttırır ve
gerginliğinizi ortadan kaldırır.
Buz gibi su: Sıcacık bir banyo yapmayı aklınızdan çıkarmalısınız. Soğuk
su kan damarlarının büzüşmesini sağlar ve dolaşımı düzene sokar.
Masaj: Yaptığınız çalışma zorlaştıkça daha sık masaj yapmalısınız. Çünkü
masaj, stres ve gerilimi azaltmanın en iyi yollarından biridir ve egzersizle
birlikte vücudun şekillenmesine yardımcı olur.
Spor Yapmak için En İyi Zaman
Uzmanlar spor yapmak için en uygun zamanın öğleden sonra veya akşamları
olduğunu söylüyorlar. Çünkü bu zamanlarda kuvvet ve esneklik dorukta oluyor.
Ama eğer yarış gibi bir aktiviteye katılacaksanız, vücudunuzun alışık olduğu ve
performansının en yüksek olduğu zamanı değerlendirebilirsiniz.
Göz Egzersizi
Vücudunuzun diğer bütün bölgelerini çalıştırmak için spor yapabilirsiniz ama
hiç göz egzersizi yapmayı denediniz mi? Göz egzersizi, göz küresinde ki ve göz
çevresindeki kasların gerginliğini azaltan bir egzersizdir. Bunların ilki
şöyle: Rahatlama tekniği için gözlerinizi ellerinizle kapatın. Her gün 20
dakika boyunca avuç içlerinizi bombeli şekilde gözlerinizin üzerine kapatın.
Bir diğer egzersiz de şöyle: odanın ortasında gözleriniz açık bir şekilde
durun. Vücudunuzun üst tarafını öne, arkaya, sağa ve sola olmak üzere 90
derecelik açı yapacak şekilde bükün.
Zayıflama
Fiziksel görünüm her çağda ve her yaşta önemini korumuş. Tıp literatüründe bir
hastalık olan şişmanlık psikolojik, sosyal, kalıtsal ve beslenme şekliyle
geleneksel çok boyutlu bir sorun. Aslında şişmanlık, beslenme alışkanlığındaki
bir tür bozukluk olarak yorumlanmalı. Tedavisi ve önlenmesi pekala mümkün.
Öncelikle siz kilolarınızın neden kaynaklandığını, hangi düşmanla
savaşacağınızı bilmelisiniz. Sorunu ancak bu şekilde çözüp savaştan galip
çıkabilirsiniz. Neden çok yiyorsunuz? Düşündüğünüzde açlık dışında da sebepler
bulacaksınız. Yorgunluk, sıkıntı, moral bozukluğu, depresyon, stres, yanlış
beslenme, geçirdiğiniz ameliyat ve doğumlar, hormonal ve genetik sorunlardan
kaynaklandığı için olabilir mi? Zayıflamanın bir diğer tanımının, gerektiği
gibi dengeli beslenme olduğunu unutmamalısınız ve bunu yaşamınız boyunca
alışkanlık haline getirmelisiniz.
Fazla kilolar cilt altı yağ dokusunda ki yağ hücrelerinin hem hacim hem de sayı
olarak artmasıyla ortaya çıkıyor. Bir kişiye şişman diyebilmek için, normal
kilosunun yüzde onbeşi kadar daha kilolu olması gerekiyor. Normal kilonun yüzde
20 fazlası ise “aşırı şişman”ı gösteriyor. Çeşitli yöntemlerle fazla
kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Uygulayacağınız farklı diyetlere göre
yapmanız gerekenler de değişiyor; bir diyet sistemine göre kalori hesabı
yaparak boğazınıza hakim olmak zorundasınız, bir diğerine göre, gönlünüzce yiyerek
kilo verebilirsiniz. Ama gerçek olan şu ki; diyet beyinde başlıyor. Buna karar
verecek olan kesinlikle sizsiniz, etrafınız değil. Zayıflamaya karar verdikten
sonra bunu ne için yaptığınız önemli. Sağlığınız için mi? Estetik için mi?
Kararınızı verdikten sonra mutlaka ama mutlaka bir doktor ve diyetisyene
başvurmalısınız. Çünkü, her beden tipi özel. Bu yüzden herkesin farklı türde
bir diyet yapması gerekiyor.
Kilo alma nedenleri:
Lezzet ağırlıklı beslenmenin ön plana çıkması; kırmızı et ve şarküteri alkol,
fazla yağlı, rafine gıdaların tüketilmesi; zaman darlığından dolayı pratik
gıdalara yönelinmesi, teknolojik gelişmeler, bedensel hareketlerin oldukça
azalması, metabolizmada gereksiz zorlamalar oluşturan vitamin ve doping
kullanılması, sinir sisteminin, kendini ağız yoluyla tatmini arzulaması, stres,
stres sonucu düşen kan şekerini artırmak için şekerli gıdalara yönelinmesi,
düzensiz beslenme, iyi çiğnememe, acele ve ayakta yemek yemek,
Fazla Kilolarla Gelen Hastalıklar
Şişmanlık, özellikle ileri yaşlarda pek çok hastalığın temelini oluşturduğu
gibi çok ciddi bir dengesizlik yaratır vücutta.Yüksek tansiyon, şeker, kalp,
dolaşım bozuklukları, nefes darlığı, eklem ve kas rahatsızlıklarıyla sosyal ve
psikolojik sorunlar hep fazla kiloyla bağlantılıdır. Vücut sisteminin tüm
hücrelere kan pompalaması, gıda, oksijen göndermesi ve temizlemesi gerekir.
Oysa her fazla kilo bedene ekstra yük getirir ve gittikçe bir yetersizlik
başlar. Bu yüzden bir çok doktor şişmanlığın temel bir rahatsızlık olduğunu
düşünür.
Ilık Su İçin
Kokusuz, renksiz ve kendine has tadıyla su, milyonlardır hayatımızda ki önemini
koruyor. “su gibi aziz olun” dedirtecek kadar baş tacı edilen bu sihirli sıvı
vücudumuz için vazgeçilmezlerin başında geliyor. Organizmanın yüzde 60’ını su
oluşturuyor.Bunun 2,5 litresi her gün idrar, ter ve solunum yollarıyla
tükeniyor. Dolayısıyla vücudun ihtiyacı olan su miktarının 1/3’ünü besinlerden,
geri kalanını ise sıvı içeceklerden karşılamalıyız. Bunun da başında su
geliyor. Bir günde ortalama 1,5 – 2 litre su içilmeli. Suyun zayıflatıcı
özelliğini ise unutmamalı. Ancak ılık veya sıcak içildiği sürece. Çünkü su
soğudukça hücre içine girme özelliği azalır ve metabolizmayı hızlandırma
özelliği düşer. Sıcak su ise hem hücre zarından içeri rahatlıkla girer hem de
yağları eritir. Suyun ısısı arttıkça sahip olduğu kinetik enerji artar ve bu da
metabolizmayı hızlandırır.
Bitkisel Çaylar
Organizmayı temizlemek, dolaşımı hızlandırmak, yağları eritmek ve enzimleri
harekete geçirmek için bitkilere de ihtiyacımız var. Doğrusunu seçmek ve
kullanmayı öğrenmek şartıyla. Bitkiler, zayıflama diyetlerinin
destekleyicisidirler. Bitki örtüsü açısından zengin bir ülkede yaşadığımızı
unutmayın. Aktarlardan veya herbalistlerden dilediğiniz bitkileri
bulabilirsiniz. Yaşamınızı bitkisel çaylarla renklendirerek sağlıklı ve zayıf
kalabilirsiniz. En ideali rezene ve adaçayıdır.
Mutlaka Yürüyün
Yapacağınız diyeti herhangi bir egzersizle de destekleyebilirsiniz. Ama ideali en
ideali yürüyüş yapma. Üstelik en kolay egzersizde yürüyüş. İstediğiniz her
yerde, her zaman yürüyebilirsiniz... Yürümek, duraklamadan, aynı tempoda, aynı
adımlarla ilerlemek demek. Yürüyüşten en üst düzeyde yararlanabilmek için bir
program dahilinde uygulamalısınız. Saptayacağınız günlerde, aynı saatte
yürümeye gayret edin. Vücut biyoritiminizin yüksek olduğu, yani sizin için en
uygun ve en enerjik olduğu zamanı seçmelisiniz. Yürüyüş, her şeyden önce
kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu yeni alışkanlığınızdan ilk kazançlı
çıkacak olan kalp ve damar sisteminiz olur. Beyin dokularınız daha çok oksijene
kavuşur ve daha sağlıklı düşünürsünüz. Vücudunuzdaki kaslar çalışır, kan
dolaşımı harekete geçer, böylece vücudunuzdaki yağlar kasa dönüşmeye başlar. Yağlar
kasa dönüşmeye başlayarak forma girersiniz. Fazla kilolardan da yavaş yavaş
kurtulursunuz. Düzenli yürüyüş sonunda vücudunuz dayanıklılık kazanır.
Yürüyüşün daha pek çok yararları var:menopoza bağlı olarak kırılganlaşan
kemiklerin yoğunluğunu korur, tansiyonu düşürür, yorgunluğa karşı direncinizi
artırır, stresi ortadan kaldırarak gerilimi giderir, rahat uyumanıza yardımcı
olur, vücut kaslarını dinlendirip gevşetmesinin yanı sıra kuvvetlendirerek,
enerjik olmanızı sağlar.
Yürüyüş yaparken en ideali spor bir ayakkabı giymeniz; ayağınızın tabanını
destekleyen adımların vücudunuzda oluşturacağı darbeleri azaltan ve esnek
tabanlı bir ayakkabı seçmelisiniz. Yürüyüş sırasında göğüsleriniz ve
omuzlarınız ileride, karın içeride ve dik olmalısınız. Gereğinden fazla ileri
hamle yaparak yürümeyin. Adım aralıklarınızın eşit olmasına dikkat edin.
Dirseklerinizi çok fazla geniş bir açıyla tutmayın, birbirine yakın olmasına
dikkat edin. Yürüyüşe yavaş yavaş başladıktan sonra hızınızı artırın ama bunu
asla abartmayın. Vücudunuzun sesini dinleyin; eğer çok yorulduysanız biraz
yavaşlayın. Hızlı nefes alıp verdiğiniz halde bu sizi rahatsız etmiyorsa,
hızınızı kesmeye gerek yok demektir. Unutmayın, daha uzun yürümek için
koşarcasına hızlanmasına gerek yok; on dakikalık tempolu bir yürüyüş beş
dakikalık çok hızlı bir yürüyüşten daha yararlıdır.
Arkadaşına
Gönder |
Yazdır |